“Her şey, o yaz sonu partisinde başladı. Ortak arkadaşımız Ceren’in bahçesinde toplanmıştık. Ayşe, köşede arkadaşlarıyla sohbet ediyordu, ben de mangalın başındaydım. Göz göze geldik, gülümsedik. O an, sanki bir şeyler değişti. Sonra, Ceren bizi tanıştırdı. İlk başta biraz çekingen davrandık, ama kısa sürede ortak noktalarımızı keşfettik. İkimiz de müzik dinlemeyi, film izlemeyi ve seyahat etmeyi seviyorduk.
Parti ilerledikçe, daha çok vakit geçirmeye başladık. Ayşe’nin esprilerine bayılıyordum, o da benim hikayelerime gülüyordu. Gece yarısına doğru, bahçedeki salıncakta oturduk. Yıldızları izlerken, hayatımızdan, hayallerimizden bahsettik. Sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi hissediyorduk.
Parti bittiğinde, birbirimizin telefon numarasını aldık. Ertesi gün, Ayşe’yi kahve içmeye davet ettim. O kadar heyecanlıydım ki, kahvemi dökecektim neredeyse. Kahve bahanesiyle saatlerce sohbet ettik. O gün, ikimizin de hayatında yeni bir sayfa açıldı.
Sonraki günlerde, daha sık görüşmeye başladık. Birlikte konserlere gittik, sinemaya gittik, uzun yürüyüşler yaptık. Her geçen gün, birbirimize daha çok bağlandık. Bir gün, sahilde gün batımını izlerken, birbirimize olan duygularımızı itiraf ettik. O an, hayatımızın en güzel anlarından biriydi.
Şimdi, birlikte çok mutluyuz. Her gün, yeni bir macera yaşıyoruz. Bazen tartışıyoruz, bazen küsüyoruz, ama her zaman birbirimizi seviyoruz. Aşkımız, arkadaşlığımızla başladı ve her geçen gün daha da güçleniyor. Birlikte nice güzel anılar biriktireceğimize eminiz.”